BİR SINIFTA YAŞANMASI MUHTEMEL ÜÇ DURUM

1.      Aile içinde yaşadığı ilgi ve konuşma eksikliğini sınıfta kapatmaya çalışan öğrencinin dersleri sabote etmesi.

2.      Öğrencilerin öğretmeni anlamakta güçlük çekmelerinden  kaynaklı derse ilgiszlikleri/ başarısızlıkları.

3.      Öğrencilerin arasındaki gruplaşmalarının grup çatışmalarına dönüşmesi ve sınıf içi iletişimsizliklerin düzeni bozması.

 

ÇÖZÜMLEME/ KİM KAYNAKLI

1.      Sınıf bazlı düşündüğümüzde öğrenci daha geniş bazda düşündüğümüzde aile hatta aileyi yetiştiren ebeveynler Kaynaklı bir sorundur. Genelde istemeyerek evlenen ya da çocuklarını yeterli oranda sevmeyen ebeveynler çocuklarına ilgide de eksiklik gösterir. Genelde ayrımcılık yapıcı tutum ya da reddedici tutumdaki ebeveynlerin çocukları bu sorunu yaşar. Okul ortamında asla susmayan, enerjisi bitmeyen, neşeli bu çocuklar aile ortamında sessiz birine dönüşebilmektedir. Her insanın dinlenilmeye ve ilgiye ihtiyacı vardır ama aileden yeterince alamayan çocuklar ilgisizlikten ölmeseler de ilgi alabilecekleri küçük şeylerin peşinde koşmaktan dersin işlenişini sürekli aksatıp öğretmenler tarafından sevilmeyen, onaylanmayan öğrencilere dönüşebilirler. Mesele sınıf öğretmeni çarpma işlemini anlatıp sormak istediğiniz bir şey var mı dediğinde bir anda sözü kendine alıp dün yaşadığı komik bir durumu anlatabilir.

 

2.      Öğretmenler genelde kendi anlatımlarında ya da derslerinin zorluk derecesinde bir sorun olduğunu düşünmektense öğrencide bir sorun olduğunu varsaymayı daha çok sever.  Özellikle matematik ve matematik kökenli derslerde öğrenciler zaten fazlasıyla önyargıldır, buna öğretmen tutumu da eklendiğinde bu dersler öğrencinin uyuyarak vakit geçirdiği ve zamanın geçmediği derslere dönüşür. Benim yaşadığım örnekler matematik kökenli dersler dışında çok fazla tanım, kavram içeren ama öğretmenlerin kullandığı kaynaklarla kendi kurdukları cümlelerin de paralel anlaşılırlıktan uzak olmasından kaynaklı olmaktaydı. Kitabi anlatımlar asla beyinde yer edinip anlamayı kolaylaştırmaz.

 

 

3.      İnsanlar sosyal bir varlık oluşundan sürü halinde yaşar, sürülerine bazı liderler bulur diğer sürülerden ayrılır ve bu şekilde gruplaşmalar ortaya çıkar. Muzaffer Şerif’in de çok güzel bir şekilde gözler önüne serdiği Robbers Cave deneyi bize gruplaşmalar ve çatışmaların ne kadar kolay gerçekleşebildiğini göstermektedir. Özellikle lise gibi bazı okul dönemlerinde öğrenciler daha fanatikleştiğinde tuttuğu taraf için fazla verici konuma gelip okuldan atılacak seviyeye gelebilmektedir. Bu tarz ara gruplar dışındakiler birbirleriyle pek fazla muhatap olmadığından ve birbirilerine sataşacak nedenler aramakla meşgul olduklarından, sevgi dolu eğlenceli sınıf ortamını bulmak imkânsız olmaktadır.

 

 

BİR ÇÖZÜM

   Hepsinin birbirinden farklı alternatif çözüm yollarının olmasıyla birlikte 3. Sorun için çözüm yolları düşüneceğim. Öncelikle böyle bir sınıfla karşılaşma olasılığınız çok muhtemeldir ve dizilerde de sıkça gösterilen durum öğrecileri özentiye de itmektedir. Bu tarz bir sınıfta ilk yapılacak belki sosyometri uygulayarak sınıf içindeki düzeni anlamaya çalışmaktır. Böylece gruplar, grup dışı ortak sevilenler ve sevilmeyenler öğrenilerek durum anlaşılacaktır. Öğrencileri belki küçük üçlü beşli arkadaş grupları şeklinde düzenli rehberlik servisine alarak önce onları tanılmalı daha sonra ise kargaşanın sebebini öğrenmeye çalışılmaldır. Bu sebepler öğrencilerin gözlerinde basitleştirilip takım çalışması için (Muzaffer Şerif’in de yaptığı gibi) yüreklendirilmeli, birleştirilmelidir. Ortak sınıf aktiviteleri, gezileriyle de öğrenciler birbirilerine kaynaştırılarak bir nevi birbirilerini sevmeleri gerektiği, birbirilerinden farklı olmadıkları ve yersiz düşmanlık yaptıkları öğretilebilir.

                                                                                                                          RÜVEYDA CAN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar