ÖĞRETİMDE BİREYSEL FARKLILIKLARIN DİKKATE ALINMASI

   Herhangi bir sınıf incelendiğinde özellik olarak birbirinden bambaşka karakterlerde bireylerin aynı sınıf içerisinde aynı dersleri aynı şekilde almaya çalıştığını ve anlamadıklarında da “herkes anlıyor sanırım sorun bende benim zekamda” tarzı yanılgılara düştüklerini fark edebiliriz. Bize verilen tüm öğrencilere farklılıkları ya da özel ihtiyaçları ne olursa olsun öğretim sunmamız gerektiğinden onların bireysel farklılıklarını gözlemleyerek eğitim vermek zorundayız.

   Peki öğrencilerin ne gibi farklılıkları vardır? Algılama düzeyi, sosyoekonomik durum, etnik köken, öğrenme biçimi gibi farklılıkları bulunabilmektedir ve bu farklılıklar aynı düzeyde tek tip eğitim şeklini başarısız kılar.

   Bu tarz durumlar için herkese aynı muameleyi yapan öğretmenden ziyade “yansıtıcı öğretmen” dediğimiz, öğrencilerin geçmiş tecrübelerini ve mevcut bilgilerini eğitsel araç olarak kullanan öğretmenlere ihtiyaç vardır.  Yansıtıcı öğretmenler; duygulara önem veren, eğitimde sorgulamacı yaklaşımı ve yaratıcı sorun çözme etkinliklerini benimsediğinden öğrencinin farklılıklarına da yapıcı gelecektir.

   Kendi hayatımıza baktığımızda geleneksel grup öğretimi yönteminin bizi ne kadar sıktığını ve bilgiye kapattığını biliriz. Geleneksel tip sadece yaş olarak farklılıklarımız olduğunu kabul edip buna göre bir müfredat hazırlasa da bizim yetenek, zekâ, ilgi cinsiyet gibi bir dolu dikkate alınması gereken farklılığımız vardır; böylece istenen hedeflenen başarı terimi ortaya çıkabilir, böylece eğitim bir kitle imha silahı olmaktan bir nebze de olsa çıkartılabilir.

                                                                                                                        RÜVEYDA CAN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar