HAYATIMDAKİ ETKİLİ VE ETKİSİZ ÖĞRETMENLER
1.
Dershanemde Edebiyat ve Türkçe dersine giren hocamın
etkili öğretmen ilkesi olan “öğretimsel çeşitlilik” maddesini tam olarak
karşılayan biri olmasıyla yazıma başlıyorum. Her zaman onun gibi başka öğretmenlere
de sahip olmak istesem de üniversite hocalarımı tenzih edersek, kendisi gibi
bir başka hocam olamamıştır. Öncelikle bu öğretmenim sadece kendi alanına değil
birçok ilgimizi çekebilecek konuya, anlatacağı konulara derinlemesine hâkim
olduğundan ve üslubunun çekiciliğinden bizi derse çekmekte zorlanmamıştır. Asla
“+1 net” mantığıyla hareket edip denemelerle beynimizi bulandırmadığı için de anlattığı
konularda istediği gibi sapmış hep müfredatı izlememiştir. Dersini, “Orhan Veli
Garip akımının kurucusu, sokaktaki adamın söyleyişini şiire soktu” şeklinde
değil de yıllarca âşık olduğu tek sevgilisi Nahit Hanım’a yazdığı bir mektubu
okuyup bizim Orhan Veli’yle empati yapmamızı sağlayarak ve 36 yaşında bir
çukura düşerek öldüğünü anlatarak kendisini tanıtmıştır. Evet bunlar sınavda
çıkmayacak şeylerdir ama aklımda kalan da bunlar olmuştur. Etkili öğretmen
sınıfın ilgi alakasını göze alarak, farklı kaynaklardan bazen bir tablo bazen halktan
bir olayla dersini anlatan öğretmendir.
2.
Dersin anlaşılırlığı ilkesiyle etkisiz kalan
öğretmenim, seviyemize inmekte zorluk çekip anlaşılması zor cümleler ve
kaynaklar kullanarak etki oluşturamamaktadır. Bir dersi anlatırken öğretmenden
beklenilen önce kullandığı kavramları basitleştirerek bize sunmasıyken bunu
yapmadıkları taktirde dersi takibimiz zorlaşıyor hatta imkânsız hale geliyor. Örneğin
bize Rpd’de Konsültasyon dersi veriliyorsa öğretmenden beklediğimiz
konsültasyonu bizdeki şemalara uydurarak açıklamasıdır. Böylece dersin devamında
da sıkça tekrarlanan konsültasyon kelime bilgisinin bizde olmayışı bizde bir
tabu yaratıp başarısızlığa neden olmasın.
3.
Etkili bir öğretmende yer alması gereken “öğrenme
sürecinde yer alma” ilkesine örnek oluşturan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi
hocam da bizlere doğru bir öğretimi göstermiştir. Her derse bir önceki dersin
ve bir önceki dersi açıklayan derslerin rastgele soru cevapları ile başlamıştır.
Bunlar asla bizi geren, ya doğru cevaplayamazsam soruları olmamıştır çünkü her
ders soru-cevap şeklinde geçtiğinden bizim katkılarımızla ilerlediği izlenimi
vermiştir. Birçok inkılapçılık dersi hocasına denk geldim ve genel olarak hepsi
bu dersin yazı yazdırarak işleneceği kanısındayken bir tek etkili öğretmenim
böyle düşünmemiş ve bizi dümdüz yazılara boğarak pasifleştirmek yerine bizleri
derste aktifleştirmiştir.
RÜVEYDA CAN
Yorumlar
Yorum Gönder